Aşı Teknolojisi Laboratuvarı

-A +A
  • İmmün regülasyon
  • T hücre tükenişi
  • Dendritik hücre biyolojisi
  • Anti-viral İmmünite
  • Aşı immünolojisi,
  • Aşı taşıyıcıları / adjuvantlar,
  • Tedavi edici antikorlar,
  • İleri genom ve proteom

Aşı Teknolojisi Laboratuvarı'nın (ATL) ilgi alanı başlıca iki temel başlık altında toplanmaktadır: İmmün yanıtın düzenlenmesi (regulation) ve elde edilecek sonuçların ışığında yeni immünoterapötik yöntemlerin geliştirilmesi. Kronik enfeksiyonlarda ve kanserlerde T hücre cevabının oluşum ile tükeniş (exhaustion) mekanizmaları patolojinin seyrini etkileyen önemli noktalardır. Bu problematik kapsamında ATL, çalışmalarını T hücre cevabını şekillendiren Dendritik hücre biyolojisi (özellikle HBV-dendritik hücre etkileşimi) ile T hücre tükeniş mekanizmalarında rol oynayan inhibitör reseptörlerin (PD-1 ve ligandları) moleküler etkileri üzerinde yoğunlaştırmaktadır. ATL son 10 yıldır, ülkemizde halen önemli bir sağlık sorunu olan, Hepatit B virüsü (HBV) ile ilgilenmektedir. Bu alanda enstitüde geliştirilen HBV-transgenik fare modelinde terapötik immünizasyonların viral infeksiyona ve meydana gelen anti-viral immün yanıtın oluşum mekanizmalarına olan moleküler etkileri incelenmektedir. Klasik immünolojik tekniklerin yanı sıra yeni nesil genom/transkriptom dizileme ile ileri proteomik teknikleri de immünolojik çalışmalarda kullanılmaktadır. Laboratuvarın amacı, hipoteze dayalı deneysel çalışmalar ile birlikte -omiks teknolojilerinin İnsan İmmünolojisi alanına uyarlanıp hasta serileri üzerinde çalışabilecek geniş kapsamlı projelere geçmektir.

Aşı Teknolojisi Laboratuvarı’nda görev yapmakta olan doktoralı araştırmacılar yurtdışında çalıştıkları laboratuvarlarda foliküler dendritik hücrelerin, allerijinin düzenlenmesindeki rolü, anti-viral hücresel immün yanıt ve immün hücrelerin fonksiyonel farklılaşmalarının mekanizmalarını inceleyen konularda çalışmalarda bulunmuşlardır.  Enfeksiyon ajanlarına karşı monoklonal antikorlar geliştirilmesi laboratuvarın bir diğer yetkinlik alanıdır ve bu kapsamda gerçekleştirilen projelerde çeşitli antijenlere karşı çok sayıda monoklonal antikorlar geliştirilmiştir